Çok değil on sene öncesine kadar bu memlekette en çok kullanılan hastalıklı cümle ’Sen benim kim olduğumu biliyor musun ’idi.

Yine son on yıldır psikoloji ön plana çıkınca bu konudaki terim ve kavramlar da haliyle önem kazandı ve bu eski kavramlar yerini psikolojik kavramlara terk etti. Birden bire herkesin ağzına pelesenk olan yeni kavram ‘narsisizm’. Öylesine sahip çıktık ki hepimizin yakınında bir Narsist var gibi. Nedir bu narsisizm? Bu hastalığa sahip kişiler, kendilerini aşırı övdükleri ve başkalarını küçük gördükleri; güç, ün veya statüye önem verdikleri ve genellikle kendilerini yüksek konumlara yerleştirdikleri için sosyal ilişkilerinde zorluk yaşayabilirler.

Eleştiriyi kabul etmek yerine savunmaya geçme veya saldırganlaşma eğilimleri gösterebilirler. Üstelik tedaviye dirençlidirler dir de. Çünkü değişme kapalıdalardır da Bu eşiniz çocuğunuz patronunuz danışmanınız da olabilirler. Hangi noktada duruyorlar sa o kısmınız zehirlerler. Bu kişiler kendilerini sürekli olarak övüp, başkalarından daha üstün olduklarını düşünürler. Genellikle başkalarını küçümseyerek kendilerini daha üstün hissederler. Bu durum özellikle başka insanların, ihtiyaçlarına veya duygularına saygı göstermediğinde ortaya çıkar. Egoları genellikle çok yüksektir. Kendilerine hayranlık duymak ve başkalarından onay almak için çaba gösterirler. O çabayı göstermezseniz eyvah,eyvah ! Eleştirildiklerinde saldırganlaşırlar. Onun için bu insanları iyi tanıyın .

Genellikle geçmişlerine baktığımızda bu sıkıntılı durum: İnsanların narsistik özellikleri, psikolojik olarak meydana gelebileceği gibi genetik kaynaklı da görülebilir. Genetik olarak aileden geçen bir narsist kişilik bozukluğu görülüyorsa, bireyin bu rahatsızlığa sahip olmasını ortaya çıkarabilir.

Çocuğuna karşı aşırı korumacı davranan ebeveynler de çocukta narsistik davranışlar görülmesine neden olabilir. Çocukken aşırı övülmüş kişi kendisini diğer insanlardan daha üstte görebilir. Bu çocukluk yaşantısı yetişkinlikte de devam eder. Tam tersi bir etki olarak öncesinde sürekli aşağılanan, taciz edilen, ihmal edilen kişiler daha sonrasında kendilerini korumak için narsistik davranışlar sergileyebilirler.

Bazı kişiler de kendilerine karşı olan saygıları, güvenleri çok düşük olduğu için bu hisleri yükseltmek amacıyla narsistik tutumda bulunabilirler. İnsanın yaşadığı çevrede narsist davranışların övülmesi de kişinin bu şekilde davranma eğilimi göstermesine neden olabilir.

Bu insanlar eğer yetkiye sahipse çevrelerindeki herkesi sıkıntıya sokar ve bunun onlardan kaynaklandığına her şeyi en iyi kendisinin bildiğine inanmasından dolayı da hayatınızı cehenneme çevirirler.

O kadar çoğaldılar ki her dedikodu da, her ahta, çoğu ikili ilişkilerde, siyasette, ev de işte bunlarla kuşatılmış durumdayız. Özgüvenimizi zedeleyen mutluluğumuzu bozan yaşamla aramızda uyum problemi başlatan bu insanlardan kurtulmadıkça yüzümüzde tebessüm pek olmayacak. Tutup indirin aşağıya ya da kapıyı vurup gidin ya da ona kapıyı vuracak birileri olsun hayatınızda. Yoksa bir sorun bitecek diğeri başlayacak tam işler düzeliyor derken yine karşınızda aynı canavarı bulacaksınız. Yaşam seçimlerimizden ibaret.