Türkiye siyasetinde büyük şehirler, özellikle İstanbul, sadece yerel yönetim merkezleri değil, aynı zamanda siyasi dengeleri belirleyen kritik alanlar olarak görülüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2024 yerel seçimleri öncesinde güçlü bir figür olarak öne çıktı. Gözaltına alınan, olası tutuklanmasında İBB’ye kayyum atanması ihtimali üzerinde ağırlıklı iddialar var. Bu süreci CHP yönetimi ve İmamoğlu iyi yönetmek zorunda. . Eğer İmamoğlu istifa ederse, belediye meclisi yeni başkanı seçecek ve bu durumda CHP mecliste çoğunlukta olduğu için İBB’yi kaybetme riski taşımayacak.
1. Hukuki süreç: ne olur?
Belediye Kanunu’na göre, belediye başkanlığı herhangi bir sebeple boşaldığında yeni başkanı belediye meclisi seçer. Eğer CHP, 2024 seçimleri itibarıyla İBB Meclisi’nde çoğunluğu elinde tutuyorsa, İmamoğlu’nun istifası durumunda yine bir CHP’li ismin başkan olması kesin görünüyor.
Seçim süreci şu şekilde işler:
• Belediye meclisi 10 gün içinde toplanarak yeni başkanı seçer.
• İlk iki turda üçte iki çoğunluk aranır.
• Üçüncü turda salt çoğunluk yeterlidir.
• Çoğunluk CHP’de olduğu için, yeni başkanın da CHP’den çıkması garanti olur.
Yani İmamoğlu istifa etse bile İstanbul, yine muhalefetin kontrolünde kalacaktır. Bu, AK Parti’ye avantaj sağlamayacak bir hamle olduğu için istifa fikri teorik olarak daha cazip hale gelir.
2. Stratejik ve taktiksel değerlendirme
İmamoğlu’nun istifası, klasik siyasi hamlelerin dışına çıkan, oyun bozan bir strateji olabilir. Ancak bunun hem avantajları hem de riskleri var.
Avantajlar.
- Cumhurbaşkanlığı Yolunu Açmak: Eğer İmamoğlu, 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden yolda erken hareket etmek istiyorsa, belediye başkanlığından ayrılarak daha özgür bir şekilde siyasi mücadele verebilir.
2. CHP İçinde Liderlik Pozisyonunu Güçlendirmek: İstanbul’daki yerel yönetimi kaybetme riski olmadığı için, istifa ederek CHP içinde kendisini daha güçlü bir lider olarak konumlandırabilir.
3. Halk Üzerinde Şok Etkisi Yaratmak: Seçim öncesinde böyle radikal bir hamle, kamuoyunda büyük yankı uyandırarak İmamoğlu’nun güçlü bir lider ve “oyun kurucu” olduğu algısını pekiştirebilir.
4. Erdoğan’ın Hesaplarını Bozmak: İktidar, İmamoğlu’nu belediye başkanı olarak yıpratmayı hedefliyorsa, istifa ederek bu planları bozabilir ve farklı bir cephede mücadeleye devam edebilir.
Dezavantajlar:
- Erken Çekilme Algısı: Seçmenler, İmamoğlu’nun belediye başkanlığı süresini tamamlamadan istifa etmesini bir “kaçış” ya da “yarı yolda bırakma” olarak görebilir.
- CHP’nin İç Dinamikleri: İmamoğlu’nun istifası, CHP içinde farklı güç dengelerini harekete geçirebilir. Yeni başkanın belirlenmesi sürecinde parti içi rekabet kızışabilir.
- Rakiplere Alan Açmak: İmamoğlu istifa ederse, AK Parti’nin İstanbul’daki muhalefet stratejisi değişebilir. Belediye hizmetlerine yönelik eleştiriler CHP’ye değil, yeni başkana yönelir ve İmamoğlu’nun doğrudan muhatap alınması azalabilir.
Ne Yapmalı?
İmamoğlu’nun bu noktada iki stratejik seçeneği var:
● Planlı Geri Çekilme: Eğer gerçekten uzun vadeli bir planı varsa, istifa ederek Cumhurbaşkanlığı için çalışmaları güçlendirebilir, siyaset yasağı ve diplamasının yasaklanmasıyla adaylığını kayıp ederse, kayyum atanmasını engeller, partisinin belediyeyi kaybetmemesine vesile olur.
● Belediye Başkanlığı Üzerinden Güçlenme: İstanbul’un 2028’e kadar CHP’nin elinde kalmasını sağlamak, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde daha sağlam bir zemin hazırlar.
Sonuç olarak!
İmamoğlu’nun istifası radikal ama mümkün bir hamle. Belediye meclisinin belediye çalışması halk desteğini diri tutacak bir başkan seçmeli. Kayyuma teslim olmamanın direnciyle, 2028’e kadar halkın güvenini daha çok kazanır.
Hadi hayırlısı….